YAPAY ZEKA (AI) ve HUKUK

  1. Yapay Zeka Nedir?

Yapay zeka (YZ), insan benzeri bilişsel yetenekleri taklit edebilen bilgisayar sistemleri ve algoritmalarını ifade eder. Yapay zeka, makine öğrenimi, derin öğrenme, doğal dil işleme ve bilgisayarlı görü gibi alt disiplinleri içeren geniş bir bilim dalıdır. Günümüzde YZ, büyük veri analizi, otomasyon, karar destek sistemleri ve robot teknolojilerinde yoğun olarak kullanılmaktadır.

YZ’nin farklı sektörlerdeki etkileri giderek artmaktadır. Özellikle finans, sağlık, ulaşım ve hukuk gibi alanlarda yapay zeka destekli sistemler, süreçleri hızlandırmakta ve verimliliği artırmaktadır. Örneğin, YZ destekli belge inceleme yazılımları, büyük hacimli belgeleri kısa sürede analiz edebilir ve önemli bilgileri çıkarabilir. Bunun yanı sıra, bazı yapay zeka sistemleri, büyük veri analizi yaparak eğilimleri belirleyebilir ve karar destek sistemlerine katkıda bulunabilir.

Ancak, YZ’nin bu denli hızlı gelişimi beraberinde hukuki ve etik sorunları da beraberinde  getirmektedir. Yapay zeka ile alınan kararların şeffaflığı, hesap verebilirliği ve hukuki sorumluluk gibi konular, bu alanda düzenleyici çerçevelerin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır.

  1. Hukuki Açıdan Yapay Zekaya Yaklaşım

Yapay zekanın hukuk sistemlerinde kullanımına ilişkin temel sorunlardan biri, YZ tarafından alınan kararların denetlenebilir olup olmadığıdır. Yapay zekanın “kara kutu” problemi, yani karar alma mekanizmasının şeffaf olmaması, hukuki süreçlerde ciddi belirsizlikler yaratmaktadır. Bu nedenle, Avrupa Birliği ve diğer uluslararası kuruluşlar, YZ sistemlerine yönelik belirli yasal düzenlemeler getirmeye çalışmaktadır.

2.1. Avrupa Birliğindeki Düzenlemeler (EU AI Act)

Avrupa Birliği’nin Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), yapay zeka sistemlerini risk seviyelerine göre dört ana kategoride sınıflandırmaktadır:

  • Kabul edilemez risk taşıyan sistemler: Toplum üzerindeki ciddi zararları nedeniyle yasaklanmıştır (örneğin, sosyal puanlama sistemleri).
  • Yüksek riskli sistemler: Sağlık, ulaşım, hukuk gibi kritik alanlarda kullanılan ve sıkı düzenlemelere tabi tutulan sistemlerdir. Bu tür sistemler için aşağıdaki yükümlülükler getirilmiştir:
    • Risk yönetimi çerçevesi oluşturmak: Sistemin potansiyel risklerini belirlemek ve azaltmak için düzenli değerlendirmeler yapmak.
    • Şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamak: Yapay zeka modelinin nasıl çalıştığı, hangi verilere dayandığı gibi bilgilerin açık olması.
    • İnsan gözetimi sağlamak: Yüksek riskli sistemlerin tamamen otonom şekilde karar almasını engellemek ve insan müdahalesini mümkün kılmak.
    • Güvenlik testleri ve veri yönetimi: YZ modelinin güvenilirliğini test etmek ve modelin kullanılan veriler açısından etik ve hukuki standartlara uygun olmasını sağlamak.
  • Sınırlı risk taşıyan sistemler: Kullanıcıların bilgilendirilmesini gerektiren ancak ciddi düzenlemelere tabi olmayan sistemlerdir.
  • Düşük risk taşıyan sistemler: Genel kullanım için uygun olan ve neredeyse hiçbir düzenleyici sınırlamaya tabi olmayan sistemlerdir.

EU AI Act kapsamında, özellikle yüksek riskli yapay zeka sistemlerine yönelik sıkı güvenlik ve etik kurallar getirilmiştir. Bu düzenlemeler, YZ tabanlı hizmetler kullanılırken karşılaşılabilecek hukuki sorumlulukları anlamak açısından büyük önem taşımaktadır.

2.2 Türkiye’de Yapay Zeka Hukuku

Türkiye’de, doğrudan yapay zekaya ilişkin kapsamlı bir yasal çerçeve bulunmasa da, mevcut hukuki düzenlemeler YZ ile ilgili önemli yönleri kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Özellikle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), yapay zeka sistemlerinin kişisel verileri nasıl işleyeceğine dair önemli hükümler içermektedir.

Ayrıca, Türkiye’nin 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji Belgesi, YZ’ye yönelik düzenleyici yaklaşımları geliştirme konusunda bir yol haritası sunmaktadır. Bu strateji belgesi, etik kuralların belirlenmesi, veri yönetimi politikalarının oluşturulması ve hukuk sistemlerinin yapay zekaya uyumlu hale getirilmesi gibi konulara odaklanmaktadır.

Son olarak, TBMM bünyesinde yapay zeka konularını ele almak üzere bir komisyon kurulmuştur. Bu komisyon, yapay zeka alanındaki gelişmeleri takip ederek düzenleyici çerçevenin oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürütmektedir. Türkiye’de yapay zeka ile ilgili yasal düzenlemelerin yakın gelecekte daha kapsamlı hale gelmesi beklenmektedir.

  1. Uyumluluk ve Hukuki Düzenlemelere Adaptasyon

EU AI Act ve Türkiye’deki yapay zeka mevzuatına uyumluluk, hem teknoloji şirketleri hem de bireyler açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle yapay zeka destekli sistemler geliştiren şirketler ve bu sistemleri kullanan kurumlar, regülasyonlara uyum sağlamak için belirli adımları atmalıdır.

Avrupa Birliği’nin Yapay Zeka Yasası (EU AI Act), yapay zeka sistemlerinin kullanımını düzenlemek amacıyla çeşitli cezai yaptırımlar öngörmektedir. Bu yaptırımlar, ihlalin türüne ve ciddiyetine göre farklılık göstermekle birlikte oldukça caydırıcı niteliktedir. Ceza miktar ve oranları Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) rakamlarının da ötesindedir.

Yasaklanmış Yapay Zeka Uygulamaları: ihlal eden kuruluşlar için 35 milyon Euro’ya kadar veya önceki mali yılın dünya çapındaki toplam yıllık cirosunun %7’sine kadar (hangisi daha yüksekse) para cezası öngörülmektedir.

Diğer İhlaller: Yasanın 16. maddesi (sağlayıcıların yükümlülükleri) ve 22. maddesi (yetkili temsilcilerin yükümlülükleri) gibi hükümlerinin ihlali durumunda, 15 milyon Euro’ya kadar veya önceki mali yılın dünya çapındaki toplam yıllık cirosunun %3’üne kadar (hangisi daha yüksekse) para cezası uygulanabilir.

Yanıltıcı Bilgi Sağlama: Yetkili mercilere veya bildirim kuruluşlarına yanlış, eksik veya yanıltıcı bilgi sunulması halinde, 7,5 milyon Euro’ya kadar veya önceki mali yılın dünya çapındaki toplam yıllık cirosunun %1’ine kadar (hangisi daha yüksekse) para cezası verilebilir.

3.1 Uyumluluk İçin Atılması Gereken Adımlar

  • YZ sistemlerinin risk sınıflandırmasını yapmak: Kullanılan yapay zeka sistemlerinin hangi risk kategorisine girdiğini belirlemek, düzenleyici gereklilikleri anlamak açısından kritik öneme sahiptir.
  • Veri koruma ve etik denetim mekanizmalarını oluşturmak: Kişisel verilerin yapay zeka sistemleri tarafından nasıl işlendiği düzenli olarak denetlenmeli ve etik ilkelere uygunluğu sağlanmalıdır.
  • YZ sistemlerinin hukuki sorumluluklarını belirlemek ve ilgili süreçlere entegre etmek: Yapay zeka kullanımıyla ilgili olası risklerin ve yükümlülüklerin belirlenmesi gerekmektedir.
  • Güncel mevzuata uygunluk açısından sürekli denetimler yapmak: Avrupa Birliği ve Türkiye’deki düzenleyici gelişmeler yakından takip edilmeli ve değişikliklere hızlı şekilde uyum sağlanmalıdır.
  • YZ farkındalık eğitimleri düzenlemek: Kurum ve bireylerin yapay zeka sistemleri ve hukuki çerçeveler konusunda bilinçlendirilmesi için düzenli eğitim programları oluşturulmalıdır.
  • YZ envanteri çıkarmak: Kullanılan yapay zeka sistemlerinin kapsamlı bir envanterinin oluşturulması, risk yönetimi ve uyumluluk süreçlerini kolaylaştıracaktır.
  1. Sonuç ve Değerlendirme

Yapay zeka, birçok sektörü dönüştürmeye devam ederken, bu değişime ayak uydurmak büyük önem taşımaktadır. Mevzuatlara uyum sağlamak ve etik kuralları göz önünde bulundurmak, yapay zekanın güvenilirliğini artıracaktır.

Özellikle, Avrupa ve Türkiye’deki düzenlemeler kapsamında hukuki süreçlerin nasıl şekilleneceğini anlamak kritik bir gereklilik haline gelmiştir. Önümüzdeki yıllarda yapay zekaya yönelik hukuki düzenlemelerin daha da gelişeceği öngörülmektedir. Yapay zeka, sadece mevcut sektörleri dönüştürmekle kalmayacak, aynı zamanda yeni meslekler, iş modelleri ve toplumsal dinamikler yaratacaktır.

Bu nedenle, bireylerin ve kurumların bu alanda bilinçlenmesi ve en güncel bilgiler doğrultusunda hareket etmesi büyük bir avantaj sağlayacaktır. Yapay zekanın gelecekte daha fazla hayatımıza entegre olması kaçınılmazdır. Hukuki çerçevelerin bu hızlı dönüşüme ayak uydurması ve yeni gelişmelere adapte olması, toplumun bu teknolojiden en verimli ve güvenli şekilde faydalanmasını sağlayacaktır.

Write Us

Bize Yazın